September 3, 2019

January 28, 2019

February 24, 2018

Please reload

Son Paylaşımlar

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Tanıtılan Yazılar

Bir Kedi Gördüm Sanki

September 3, 2019

Kedilere hayran kalmamızın sebebi de ne yaparlarsa yapsınlar ya da yapıyor görünseler her zaman muzaffer çıkmalarıdır.  Barbara Webster

 

"Ortalama bir kedi yavrusu 5 yaşındaki çocuktan daha fazla soru sorar."  Carl Van Vechten

 

"Kediler insanları sahiplenir, çünkü kediler insanları işe yarayan evcil canlılar olarak görürler."  George Mikes

 

"Birçok filozof ve kedi üzerinde çalıştım. Kedilerin bilgeliği sonsuz derecede üstün." Hippolyte Taine

 

"Kediler köpeklerden akıllıdır. 8 kediyi bir kızağa yerleştirip karda çektiremezsiniz."  Jeff Valdez

 

"Kedimle oynadığım zaman, belki de o benle benim onunla eğlendiğimden daha fazla eğleniyordur, kimbilir." Montaigne

 

Yukarıdaki sözleri Hz. Google'a "kediler ile ilgili söylenmiş sözler" bile yazmadan "kediler ile" yazarak buldum. A, pardon; en önemlisini unutmuşum.

 

"Be vicdansiz be insafsizin kizi be nankör kedi Insan birsey söyler"

 

 Evet, 1 Mayıs'ta hayatımdaki yalnızlığa ve bu yalnızlığın katılaştırdığı sorumsuzluk duygusunu törpülemek adına bir kedi sahiplendim. Öncelikle kendisini tanıştırayım, adı ŞERAFETTİN (ŞERO)

 

 

Bu kerata resmen elime doğdu diyebilirim. Küçüklük fotoğrafını hiç çekmedim, çünkü bir gözü tamamen kapalı ve iltihaplıydı. Çekebildiğim en ufak hali buydu.

 

Neyse, gelelim bu 4 aylık süreçte edindiğim tecrübe ve izlenimlere

 

1) İlk olarak şunu söylemeliyim: ilk bir hafta şirazem kaydı. Tek başınalığın getirdiği 3 beyaz misali tatlı ama zararlı bağımlılığa o kadar alışmışım ki ve kedi de Yaratılışı gereği  kadar varlığını hissettiren bir hayvan ki: ilk bir haftam bir sarsıntı, travma halinde geçti.

 

2) Kedinin karakterinin kıyısında köşesinde asla "itaat" kavramı yok. Sizin nelere kızdığınızı, kızarken hangi kelime veya cümleleri kullandığınızı gayet iyi biliyorlar; fakat yine de bildiklerini okuyorlar. Yine de benim kerata hemen hemen Dünya'ya gözünü benim evimde açtığı için biraz daha karakteri şekillendi diyebilirim (yada ben öyle zannediyorum).

 

3) Kedi sahibi olduğunuzda bencil bir sevgiye sahip olamazsınız. Onu sevmek için yanıp tutuşurken kucağınızdan atlar, kaçar, ısırır... Aslında bu iyi bir terbiyedir. Sevginin bencilce olmadığını öğretir. Evin içerisinde iki ayrı birey olarak (dikkat edin, "kedi sahibi" gibi bir ifade kullanmıyorum.) yaşarsınız.

 

4) İlk sahiplendiğim dönemde çok hastaydı ve maalesef biraz canını yakarak gözüne ve ağzına zorla damla damlatmam gerekiyordu. Bu aslında sevdiklerinizi için zaman zaman "kötü" olmanız gerektiğini size öğretiyor.

 

5) Kesinlikle sizinle konuşuyorlar. Çıkardığı sesler, kuyruğu ile verdiği tepkiler, ısırma şekli... Mesela benim kerata ne zaman telefonla uğraşsam aşırı şiddetli ısırıyor. Bir şekilde onları anlamak için çabalamanız gerekiyor. Buda insan ilişkilerinde empati yeteneğinizi geliştiriyor. (Hoş, bazen konuşmayan kediyi konuşan bazı insanlardan daha iyi anladığımı hissediyorum ya)

 

İlk aklıma gelenler bunlar. Kedi sahibi arkadaşlara tavsiyem kedi ile aynı evi paylaşmaya birde bu göz ile bakmaları. Kedisi olmayan ve kedi sahiplenmeyi düşünen arkadaşlar da bir dakika düşünmeden kedi sahiplenmeli.

 

 

 

Şu an kolumun bir fotoğrafını çeksem ve atsam... Herhalde kokoreçe dönmüştür. Ama yandaki keratadan geldi ya, insan gülüp geçiyor.

 

Yazıyı duygusala bağlayarak bitirmeyim bari.

 

 Tüm kötü kedilere gelsin :D

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Bizi Takip Edin

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Etiketlere Göre Ara
Please reload

Arşiv
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square

© 2019 by Mustafa Murat Orhan
Proudly created with
Wix.com